Türkiye kaybetmez, herkes kaybeder

Davutoğlu vize muafiyeti verilmeyeceği konusundaki duyumlarla ilgili soruya ' Vize muafiyeti vermezlerse herkes kaybeder.


21 Nisan 2016 Perşembe 12:52

Türkiye kaybetmez, herkes kaybeder

Türkiye Kaybetmez , herkes kaybeder . ' şeklinde bir açıklamada bulundu.

Avrupa Konseyi'ndeki çalışmalarını takip etmek üzere Fransa'ya giden Davutoğlu'nun, gazetecilerle buluşmasında, gündemdeki konulara ilişkin açıklamaları şöyle:

'VİZE MUAFİYETİ VERMEZLERSE GERİ KABUL UYGULANMAZ'

(Vize muafiyeti ve geri kabul anlaşması noktasında hükümet cephesi olumsuz sinyaller alıyor deniliyor, olumsuz sinyaller var deniliyor) 'Hükümet cephesi denilince, başında ben, Dışişleri Bakanımız, AB Bakanımız. Hiçbirimizde olumsuz algı yok. Olan şey ne? Bir Alman gazetesinde çıkan bir haber. Avrupalı bir yetkilinin kullandığı olumsuz bir ifade de yok. 'If' diye (eğer) başlayan bir soru. Eğer, Avrupa taahhütlerini yerine getirmezse Türkiye ne yapacak? Bu karşılıklı taahhüttür. Biz de kendi taahhütlerimizi yerine getirmeyiz demekten başka geriye bir şey kalmaz. İhtimal vermiyorum. İlk defa Kasım ayından bu yana karşılıklı hamlelerle, birbirini töhmet altına bırakmayan bir süreç işliyor. Mesela, Aylan bebeğin cenazesinden hepimiz etkilendik. Takip ediyor musunuz, Ege'de neler oluyor? Biz anlaşma yaparken Türkiye göç ülkesine dönecek deniliyordu. 4 Nisan'da anlaşmayı uygulamaya başladık, Kasım'da günlük ortalama mülteci sayısı 6880'di, ondan sonra ortalama 60 civarına indi, yüzde bire düştü. 10 Nisan'da da hiçbir mülteci geçmedi. Bu işin psikolojisini iyi yönettik, alt yapısını iyi kurduk. Geri kabul anlaşması, vize muafiyeti ile bir paket halinde. Onlar vize muafiyeti vermezse, geri kabul anlaşmasını uygulamayacağız demektir. O zaman da mesele eski haline döner. Türkiye'de öyle bir şey var ki, her konuda ille de olumsuz düşünülecek. Niye ille de bir kriz çıkması gerekiyor? Güzel gidiyor işte. Bu hafta sonu Sayın Merkel ve Tusk yeniden Türkiye'ye gelecek. Bu süreç ahde vefa anlayışı içinde işliyor. Türkiye'de muhalefet, AB tarafında da aşırı akımlar sürecin çökmesini bekliyor.'

vize muafiyeti, ne oldu

DAVUTOĞLU: BENİM DE İÇİMDE YARA

Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, geçtiğimiz günlerde Edirne'de yaptığı açıklamada, şehit aile ve yakınlarından son günlerde şehit cenazelerinde Cenaze Marşı'nın çalınmaması, şehitlerin tekbirlerle uğurlanması yönünde talepler geldiğini belirtmiş, cenazelerde çalınan marşın Türk kültüründe yeri olmadığını ifade etmişti. Görmez'in bu sözleri sosyal medyada büyük yankı uyandırmıştıı.

Strasbourg ziyaretinde kendisine eşlik eden gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu da konuya parmak bastı. 'Benim de içimde yara' diyen Davutoğlu, 'Bu konuda çalışma yapılması talimatını verdim' dedi.

* Özellikle şehit cenazelerinde 'Cenaze Marşı yerine Itri'nin Tekbir'i kullanılsın' tartışması başladı. Bu konuda bir çalışma var mı?

'Diyanet İşleri Başkanı'mız ile bunu konuştuk, bizim de zihnimizde yara olan bir husustur. Başbakanlık Müsteşarı'mız Kemal Bey'e bu konuda çalışma yapması talimatını verdim, ilgili kurumlarla istişare edilecek. Bu merasimlerin milletimizin duygularına ve inanç dünyasına hitap eder tarza getirilmesi için bir çalışma yapılacak.'

HAZİRANDA VİZE MUAFİYETİ ALACAĞIZ

'Vize muafiyeti şartları itibarı ile ciddi yol kat ettik. Juncker ile konuştum, kimse bu kadar yüksek performans beklemiyordu. 72 kriter vardı tek haneye indi. Volkan beyin elinde bir liste, devamlı check atıyoruz. Haziranda vize muafiyetini alacağız arkadaşlar. İnşallah. Birisi çomak sokar mı? Gayret sarf edenler olacak ama en muhalif yaklaşım içinde olanlar bile yavaş yavaş bu işin olacağını kabul etmeye başladılar. Vize muafiyeti olmazsa sadece Türkiye kaybetmez herkes kaybeder. Herkesin kazanması tek yolla olur; onlar vize muafiyetini, biz de geri kabulü uygulayacağız.'

''AVRUPALILARIN CANI DAHA ÖNEMLİ' YAKLAŞIMI VAR'

vize mıuafiyeti,açıklama

(AKPM önünde de PKK'lı gösterisi oldu. Türkiye'de Avrupalı liderlere karşı yapılsa hükümetin tavrı ne olur) 'Terörist bir örgütün kendi sembolleri ile herhangi bir meydanda gösteri yapmasına izin vermeyiz. Brüksel'de AB zirvesi yapılırken, çadırlar kalkacak dedim, kalktı. Avrupalılar hala empati yapamıyorlar. AİHM Başkanı ile güzel bir görüşme yaptık. 'Türkiye, evrensel insan haklarına saygı gösterir ama bulunduğumuz coğrafyanın ürettiği terör tehdidi karşısında Türkiye'nin uygulamalarının Norveç, İsveç gibi rahat olmasını bekleyemezsiniz' dedim. Taziye mesajları anlamında dayanışma gösteriyorlar ama hiçbir Avrupalının aklına Paris için şu kadar gün yas ilan ettik Ankara için de ilan edelim demek gelmiyor. PKK'lılar konuşma yapacağım yerin önünde tehdit, şiddet sloganları atıyorlar. Avrupa'da maalesef empati kültürü yerleşmiş değil, çünkü insanları eşit görmüyorlar. Herkesin canı önemlidir ama Avrupa merkezindekilerin canı daha önemlidir gibi bir yaklaşımları var.'

'ÖNCE SUÇ İŞLEYİP SONRA MI KALDIRAYIM'

(Dokunulmazlık oylamasında fire olabileceği iddiaları var? HDP'nin tutumunu nasıl karşılıyorsunuz) 'İki şeyi önemsiyorum. Birisi, 7 Haziran'dan sonraki Meclis Başkanlığı seçimi. Psikolojinin sarsıldığı bir ortamda, Meclis Başkanı 258 ile seçildi. Ak Parti tek bir fire vermedi. İkincisi 'Ak Parti dokunulmazlıkların kalkmasından korkar, istemez' dendi. Arkadaşlara '316 imza istiyorum' dedim. Elhamdülillah, 316 imza firesiz. Kılıçdaroğlu ile bir CHP sözcüsü aynı ifadeyi kullanmış:

'Başbakan kendisini olmadığı şeye hodri meydan diyor' Ne yapayım yani, önce suç işleyip sonra mı dokunulmazlığı kaldırayım, böyle saçma şey duymadım. Fezlekemin olmaması da suç oldu! İyi, suç işleyeyim, eşit duruma gelelim! Negatifte bir eşitlik istiyorlar. Önce, kendisine sormak lazım, bu kadar fezlekeyi ne işledin de yaptın? Suç işlemediğim ve fezlekem olmadığı için beni suçlamasını anlamıyorum. Diğer partiler iki kere kendi aralarında kaynadılar? Birincisi, böyle bir hamle yapmamızı beklemiyorlardı. CHP önce teklifler gönderdi. Sonra destek vermeyeceğiz dedi.

Israrla üzerine gideceğimizi düşünmediler. MHP, niye bunu saptırıyorsunuz dedi. Biz, yola devam edince, arkamızdan gelmek zorunda kaldılar. Onun acısını çekiyorlar şimdi. 316 imzayı onlarla birlikte verseydik, 400'ü aşkın imza olsaydı onlar da paye alırdı. Bunu yapmadıkları için, hayat boyu dokunulmazlıkların kaldırılmasından kaçan parti damgasını yediler. Arkamızdan geldiler fakat birliklerini koruyamıyorlar. CHP içinde birileri 'takılmayalım' diyor... Bunlar siyaseti kuyruk yakalama gibi görüyorlar. Kendi oluşturdukları fanusun içinde, kısır döngüde kalıyorlar. Biz doğru bildiğimiz yolda gidiyoruz, onlara takip etmek düşüyor.'

'KİMSENİN PEŞİNE DÜŞECEK DEĞİLİZ'

'Nihayet bu anayasa oylaması gizlidir. Kimsenin peşine düşecek değiliz. HDP'nin söyleyecek hiçbir sözü yok. Onların beklentisi şuydu; Sadece HDP'ye dönük bir hamle yapalım onlar da mağdur edebiyatı yapsınlar. Herkesin maskesinin düştüğü bir süreç oldu.'

'OPERASYONLAR DURMAYACAK'

(Kandil'den vites düşüren açıklamalar yapıldı, bunlar çözüm süreci bakımından bir şey ifade ediyor mu?) 'Silahlar bütünüyle terk edilip, magmaya gömülene kadar operasyonları devam ettireceğiz. Kimse operasyonların durması gibi bir beklenti içinde olmamalıdır. 15 Temmuz'u HDP yöneticilerinin iyi hatırlaması lazım. 15 Temmuz'da CHP, MHP ve HDP'ye gittim. Orada HDP'lilere, 'Yaptığınız işleri yakından biliyoruz, ateşle oynuyorsunuz' dedim. Silahlı mücadele, ayaklanma çağrısı yapıyorlardı. 'Bunları yapmayın, meşru bir siyasi parti gibi davranın' dedim, arkasından bir hafta içinde Suruç ve Ceylanpınar saldırısı yapıldı. Devlet aklı bu konularda sabırla davranır ama bir kez işlemeye başladı mı, irade oluştu mu, o iradenin sarsılmaz olması lazım. Operasyonlar başlayınca, 1 Kasım seçimleri için yapıldığını söylediler. Seçimin üzerinden bir gün geçmeden, güvenlik birimlerine, 'durmayacaksınız' dedim. Zannediyorlar ki dil değişimi ile bizim irademizde yumuşama olur, hayır. Silahları terk edecekler, terör son bulacak. Parlamentoda ne istiyorsun da konuşamıyorsun. Ertuğrul Kürkçü'ye de söyledim, niye silah ele alınıyor? Silahlı hiçbir unsura kesinlikle herhangi bir alan tanınamaz. Hatalarını anladıklarını ifade ediyorlar, hendek siyaseti yanlıştı diyorlar. Günaydın! Bırakacaklar silahı. Karşılığında operasyonlar dursun demenin de anlamı yok. Terörle mücadele tek bir terörist kalmayıncaya kadar sürer.'


YORUMLAR

300 karakter kaldı

İlgili Konular